Metropol Haber İstanbul

SON DAKİKA

Gökhan Küçük
Gökhan Küçük

Mahşer

Mahşer
Bu haber 14 Haziran 2021 - 6:00 'de eklendi.

Zor zamanlarda insanlar insanlıklarını daha çabuk unutuyor

Mahşer, Stephen King

Neden bilmem ama bu aralar post apokaliptik -kıyamet ve kıyamet sonrası kurgulu- dizi, film ve kitaplara kafayı taktım doğrusu. Ve geçen hafta bu bağlamda gene izlemeye değer nitelikte bir post apokaliptik film ve/veya dizi ararken Stephen King’in kült eserlerinden biri olan The Stand’ın (Türkçesi: Mahşer) yeni çevrimi ile karşılaştım.

Fakat gel gelelim bunun için -devasa romanı hiç etmemek adına- önce Mahşer’i okumam gerekiyordu, ama açıkçası sayfa sayısını göz önünde bulundurduğumda kitabı elime almamla rafa geri koymam bir oluyordu.

Bu yüzden King’in bu güzide eseri iki senedir kitaplığımda tozlanıyor,  bir türlü cesaret edip başlayamıyordum. Ama neden sonra kendinden menkul bir ilhamla sayfaları peş peşe çevirmeye başladım ve deyim yerindeyse kitap göz açıp kapayıncaya kadar bitti.  (Doğruyu söylemek gerekirse kitaba başlarken bazı tereddütlerim vardı. Çünkü gerçekten de bazı kitapları okumak için geç kalınabiliyor, fakat son aşamada düşündüğüm gibi olmadı; çekincelerimin yersiz olduğunu anladım). 

Kötülüğe karşı iyilik, ölüme karşı hayat

Fakat dizi için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim maalesef.

Çünkü halihazırda The Stand’ın bu yeni uyarlaması kitaba kıyasla ufak tefek farklılıklar gösteriyor. Gerçi bu durumu Stephen King, Kitap okumak isteyenler kitap okusun, uyarlamalarım için yeniden senaryo yazıyorum, diyerek bir nevi açıklığa kavuşturmuştu ama yine de insan hayıflanmaktan kendini alamıyor doğrusu.

Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi Mahşer, macera, aşk, kehanet, alegori, fantezi ve realizm öğeleriyle harmanlanmış harika bir olay örgüsüne sahip.

Özetle: Biyolojik denemeler yapılan bir kuruluştan kaçan biri, kısa süre sonra domino etkisiyle insanların yüzde doksan dokuzunu yok edecek mutasyona uğramış ölümcül bir grip mikrobunu yaymaya başlar. Hayatta kalmayı başaran korku ve şaşkınlık içindeki bir avuç insan kendilerini kurtaracak bir lider arayışı içine girer. Ve iki aday ortaya çıkar… Colorado’da bir halkevi kurmakta ısrar eden 108 yaşındaki hayırsever rahibe Abagail ve kötülükten başka bir şey düşünmeyen, kargaşadan mutlu olan şiddet yanlısı kötü adam Randall Flagg… Ve böylece bir kez daha iyilerin ve kötülerin ezeli rekabeti start verir.

Biraz da diziden bahsedecek olursak…

İlk iki bölüm geri dönüşler (flashback) nedeniyle biraz ağır ilerlese de sonradan dizi yavaş yavaş açılıyor. Dizinin görsel efektleri, müzikleri ve sunduğu ambiyans genel olarak iyi olsa da kitabı bire bir taklit etmemesi pek çok King fanını memnun etmemiş gözüküyor. Aslına bakılacak olursa halihazırda kitaba sadık kalan ve zengin oyuncu kadrosuyla göz dolduran 1994 yapımı The Stand varken King fanları doğal olarak yeni uyarlamanın çok daha fazla ses getirmesini arzuluyordu.  Ama bu haliyle fanların beklentilerini karşılayamadı. Bu da bir dizi homurtuyu beraberinde getirdi. Yoksa dizi kötü bir dizi değil. Bana kalırsa IMDb puanı 1 ya da 1,5 puan daha fazla olmalıydı.

Sonuç olarak Mahşer,  kıyamet sonrası kurgulu roman ve dizilerden hoşlananlar için biçilmiş kaftan…Klasik kurgulardan sıkılanlar ya da bilim kurgu-gerilim türünde kısa soluklu dizilerden hoşlananlar The Stand 2020’ye bir şans verebilir. Ya da daha iyisini yapıp önce kitabı, sonra sırasıyla 1994 ve 2020 uyarlamasını izleyebilir.

Haftaya görüşmek üzere

Esen kalın

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER